ÖZEL AMAÇLI İŞ KONSEYLERİ

DÜNYACA ÜNLÜ İKİ TÜRK BİLİM İNSANI KORONAVİRÜSÜ VE KÜRESEL EKONOMİYE ETKİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

DTİK, Prof. Gökhan Hotamışlıgil ve Prof. Daron Acemoğlu'nun katılımlarıyla Koronavirüs ve Küresel Ekonomiye Etkileri konulu online seminer düzenledi.

 

DÜNYACA ÜNLÜ İKİ TÜRK BİLİM İNSANI KORONAVİRÜSÜ VE KÜRESEL EKONOMİYE ETKİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

 

Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) tarafından düzenlenen ve DEİK/DTİK Başkanı Nail Olpak, Harvard Üniversitesi JS Simmons Genetik ve Metabolizma Profesörü Prof. Gökhan Hotamışlıgil ile Massachusetts Teknoloji Enstitüsü İktisat Profesörü Prof. Daron Acemoğlu'nun katıldığı "Koronavirüs ve Küresel Ekonomiye Etkileri" temalı online seminer yoğun ilgi gördü. 500 kişinin izlediği online seminerde, Prof. Gökhan Hotamışlıgil Covid-19 virüsünün bireyler ve toplum sağlığı üzerindeki etkilerini aktarırken, Prof. Daron Acemoğlu ise koronavirüsün küresel ekonomiye ve devletlere olan etkisini tüm boyutlarıyla ele aldı.

 

Programın ev sahipliğini yapan DEİK-DTİK Başkanı Nail Olpak, online seminerin açılışında yaptığı konuşmasında, önümüzdeki dönemde başta tüketici refleksleri ve çalışma alışkanlıkları olmak üzere günlük yaşamın pek çok alanında değişim yaşanacağına dikkat çekti. Bu davranış ve alışkanlık değişikliklerinin, öncelikle yatırım alanlarını etkileyeceğini belirten Olpak, sabit getirilerin öngörülebilir olduğu bir dönemden, hemen hemen tüm fiyatlamaların karmaşıklaştığı, faiz ile kur oranlarının tahmin edilemez olduğu ve başta altın olmak üzere emtia fiyatlarının belirsizleştiği yeni bir döneme girildiğini ifade etti. Bu süreçte enflasyonun öneminin de  sorgulanması gerektiğini dile getiren DEİK-DTİK Bakşkanı Nail Olpak, e-ticaret ve lojistiğin de ticaret hayatında ağırlığının artacağını söyledi.

 

Gökhan Hotamışlıgil: "Bir virüs, askeri savaş araçlarından çok daha etkili olabilir. Artık dünyada en fazla askeri cihazlar değil, tıbbi cihazlar üretilebilir"

Covid-19'un daha önce karşılaşılmayan yeni tip bir virüs olmasından dolayı, tüm dünyanın bu salgın karşısında yetersiz  ve çaresiz kaldığını belirten Prof. Gökhan Hotamışlıgil, "Bir problem ne kadar küresel boyutlu ise, çözümü de bir o kadar küresel olmak zorunda. Artık hiçbir devletin halk sağlığını ihmal etme lüksü yok. Önümüzdeki dönemde bu konuda bir patlama yaşanacaktır. Dünya genelinde askeri cihaz üretimi, liderliği tıbbi cihaz üretimine bırakabileceğini düşünüyorum. Çünkü artık bir virüsün, askeri savaş araçlarından çok daha etkili olduğunu tüm dünyanın gördü." dedi.

Prof. Hotamışlıgil, bilginin hızının muazzamlığına da ayrıca dikkat çekti. Virüsün genetik haritasının rekor hızda çıkartıldığına dikkat çeken Hotamışlıgil, aşı bulunmasının çok önemli olmasına karşın, güvenlik konusundaki çalışmaların uzun bir zaman aldığını belirtti. Ardından etkinlik ve koruyuculuk çalışmalarının tamamlanması gerektiğini söyleyen Hotamışlıgil, bu sonuçları almadan, geniş kitlelerle paylaşılmak üzere aşının piyasaya sürülemeyeceğini belirtti.

Hotamışlıgil: "Virüs kaçacak, biz kovalayacağız"

Temel olarak 2 senaryo olduğunu belirten Hotamışlıgil, ilk senaryonun ise virüsün yayılmasında birinci dalgayı şiddetle baskılamak olduğunu ifade etti. Prof Gökhan Hotamışlıgil, pandemi varken kalp krizlerinin, kanserlerin durmadığını ve sürü bağışıklığı uygulanmaya çalışılırsa bunu kaldıracak sağlık kapasitesinin hiçbir ülkede olmadığını belirtti. Bu sürecin 1 ila 1,5 yıl sürmesini öngördüğünü belirten Hotamışlıgil, "İlacın bulunması her şeyi değiştirebilir. Bu süreci ne kadar iyi kontrol edebilirsek, gelecekte o kadar radikal önlemler almamıza gerek kalmayabilir. Şu an olabildiğince fazla test yapılması gerekiyor" dedi.

Serolojik testlerin önemine vurgu yapan Hotamışlıgil, serolojik testin yaygınlaştırılarak, bunu atlatmış ama atlattığını bilmeyen kişilerin normal yaşamlarına geri dönmelerinin önemine dikkat çekti ve ne kadar çok serolojik test yapılırsa, o kadar fazla insanın iş gücüne geri dönebileceğini söyledi.

Prof. Gökhan Hotamışlıgil, Türkiye'nin acil olarak atması gereken adımları ise şöyle sıraladı:

  1. Sağlık sisteminin güçlendirilmesi,
  2. Can kaybının kontrolü,
  3. Bunun için de sağlık kapasitesinin arttırılması ve doktorların korunması,
  4. İzolasyonun sosyalden sorumlulukta, zorunluya doğru kaydırılarak, tedbirlerin artırılması gerektiğini,
  5. Test sayısının arttırılması,
  6. Türkiye'nin, bilime ve yetkinliğe yaptığı yatırımı çok üst seviyeye çıkarması,
  7. Salgın hastalıklarla mücadele edecek merkezlerin kurulması, personellerin yetiştirilmesi.

Daron Acemoğlu: "Bu dönemi doğru değerlendirirsek çok daha iyi bir sağlık sistemi kurabilir ve daha iyi bir refah devleti inşa edebiliriz"

Prof. Daron Acemoğlu, salgının ekonomi üzerinde çok derin ve uzun sürekli etkileri olacağını belirtirken, şu anda ABD'nin %50'sinin ekonomiye katkıda bulunamadığını belirtti. Bunun da ekonomik faaliyetlerin %30'a yakın azaldığı anlamına geldiğini ifade eden Acemoğlu, ABD tarihindeki normal bir resesyonda bile firmaların %3'ünün iflas ettiğine dikkat çekerek, pandeminin tüm dünyaya yayıldığını ve bunun ekonomi üzerindeki etkiyi derinleştirdiğini belirtti.

Çin, Güney Kore, Singapur ve Tayvan'da olduğu gibi devlet ve sivil toplum arasında yeni teknolojilerle sosyal önlemler artırılarak alınırsa, ekonominin de düzelerek geri döneme hızının rahatlatılabileceğini belirten Acemoğlu, Çin'in pek çok hata yapsa da bunu tepeden inme bir şekilde yaptığını ve sonuç aldığını ifade etti.

Prof. Acemoğlu, zor bir dönemden geçsek de sosyal ve politik olarak umut olduğunun altını çizdi. Dünya'nın küresel sosyal ve politik sisteminin değişmemesinin mümkün olmadığını belirtti.

Ekonomist Friedrich Hayek'in "devletin ekonomik gücünü artırırsa, demokrasinin zayıflayacağı" tezinin yanlışlanabilir olduğunu, İsveç örneği vererek belirten Acemoğlu, bu dönemi doğru bir şekilde değerlendirilirse, çok daha iyi bir refah devleti kurmanın, çok daha iyi bir sağlık sistemi kurmanın mümkün olacağını ifade etti. Bunun kolay olmadığını belirtirken hala umudun yüksek olduğunu vurguladı. Tüm dönemlerde olduğu gibi her şeyin insanların elinde olduğunun altını çizdi.

Acemoğlu, tedarik zincirlerinin kuvvetli bir şekilde desteklenmesi gerektiğini belirtti. Sosyal mesafe politikalarının ve önlemlerin en azından 1-2 yıl daha alınmaya devam etmesi gerektiğini, bir gün işe dönsek bile, uzun bir süre lokantalara dönemeyeceğimizi ifade etti. Zira, salgının Afrika'ya ve bazı başka bölgelere daha yeni yeni geçtiğini söylerken, Amerika ve Avrupa'da şu an durdurulsa dahi, başka bölgelerde ikinci bir dalga olarak tekrar gelebileceğini ve tedbirli olmak gerektiğini ifade etti.

TÜRKİYE TİCARET VE İHRACAT FİNANSMANI KONFERANSI (GTR TURKEY 2020), 4 MART 2020, İSTANBUL
Exporta Publishing & Events tarafından DEİK kurumsal işbirliği ile 4 Mart 2020 tarihinde Fairmont Quasar İstanbul'da "Türkiye Ticaret ve İhracat Finansmanı Konferansı (GTR Turkey 2020)" düzenlenmektedir.  
 
Ticaret ve ihracat finansmanı ile ilgili güncel konunun ele alınacağı etkinliğe önde gelen finans kuruluşu temsilcilerinin katılımı beklenmektedir. 
 
DEİK üyesi firmalarımız için % 15 kayıt ücreti indirimi uygulanmakta olup, ilgilenen üyelerimizin detaylar için https://www.gtreview.com/events/europe/gtr-turkey-2020/ web adresini ziyaret etmeleri rica olunur. 
ULUSLARARASI İŞ DÜNYASI YURT DIŞI YATIRIM FORUMU’NDA BULUŞTU

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ev sahipliğinde, İslam Kalkınma Bankası (IsDB), FDI Center ve Norton Rose Fullbright iş birliğinde bu yıl 4.'sü düzenlenen Yurt Dışı Yatırım Forumu 2019, DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Kara ve İslam Kalkınma Bankası Türkiye Müdürü Salah Jelassi ile iş dünyası temsilcilerinin katılımlarıyla İstanbul'da gerçekleşti.

Forumda, Norton Rose Fulbright uzmanları tarafından olası uluslararası yaptırımların şirketlerin dış varlıklarına etkisi masaya yatırıldı. Berlin merkezli Fdi Center Yönetici Ortağı Andreas Dressler'de dış yatırımlarda lokasyon seçimi konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Forumda, DEİK ve Fdi Center ortaklığında hazırlanan Yurt Dışı Açılım Rehberi kamuoyu ile paylaşıldı.

 

Son 15 yılda Türk dış yatırımlarının 10 katın üzerinde bir büyüme gösterdiğini belirten DEİK/ Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Kara, "Şirketlerimiz artık küresel ölçekte kendilerini ispatlayama başladı ve iç pazardaki zorunlu şartlardan ziyade küresel olarak konumlanmayı stratejik düstur edindi. Son yıllardaki bu artış trendinin önümüzdeki dönemde de sürmesini bekliyoruz. Gelişmekte olan küresel bir oyuncu olarak Türkiye; yurt dışında gerçekleştirdiği artan Birleşme ve Satın alma ve Sıfırdan Yatırımlarıyla özellikle 2010'dan sonra belirli bir standardı da kendi ölçeğinde tutturabilmiştir. Hesaplamalarımıza göre 2010 sonrası yılda  ortalama 4 milyar ABD dolarının üzerinde dış yatırım yapabilen bir özel sektöre sahibiz." dedi.

 

Kara: "10 milyar doların üzerinde yıllık sermaye ihraç seviyelerine ulaşabiliriz"

Türkiye'nin küresel alanda rekabetçi kalabilmek için yurt dışı yatırımlarda da kendine yüksek hedefler koyarak, bunları gerçekleştirmesi gerektiğini ifade eden Volkan Kara, "Dış yatırımın makro göstergeler doğrultusunda büyümesi durumunda 10 milyar dolarının üzerinde yıllık sermaye ihraç seviyelerine ulaşabiliriz. Ancak bu da yeterli değil. Orta ve uzun vadeli iktisadi hedeflerimiz arasında yurt dışı yatırımların da muhakkak kendine yer etmesi gerekiyor. Birçok sektörde küresel ekonominin süper liginde oynayan şirketlere ve markalara sahip olmamız gerekiyor." diye konuştu.

DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi'nin özel sektörün yatırım dinamiklerini kavrama, yurt dışı yatırımlar sürecinde ortaya çıkan ihtiyaçlara yanıt üretme, kamu ile yüksek düzeyde eşgüdüm sağlama noktasında öncü kurumsal yapı olma vizyonunda çalışmalarını sürdürdüğünü dile getiren Kara, ana çalışma başlıkları arasında yatırım garantileri, tahkim, risk değerlendirme, yatırım finansmanı, sektörel ve bölgesel dış yatırım stratejileri gibi konular yer aldığını aktardı.

Türk şirketlerine dış yatırımlarda rehber niteliği taşıyan ve alanında bir ilk olarak her yıl yayımladıkları Yurt Dışı Yatırım Endeksi'ni de geçen aylarda kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlatan Kara, "Bu yıl dördüncüsünü yayımladığımız Yurt Dışı Yatırım Endeksi, Türk şirketlerinin önceliklerini, motivasyonlarını ve perspektifini yansıtarak ülke bazlı bir sıralamayı yatırımcıların bilgisine sunuyor. Bu yılki endeks çalışmalarında Türk şirketlerinin tespit edebildikleri projeleri ve şirket satın alımlarında bir önceki yıla göre hem işlem hem meblağ bazında artış gözlemlediklerini kaydeden Kara, "Endekste son dönem Türk yatırımcılarının davranışlarına paralel olarak yatırım adreslerinin seçiminde başta Avrupa ülkeleri ve komşu coğrafyalar olmak üzere, organik ticari bağı olan ülkeler ve politik ilişkilerin hareketlendiği ülkeler öne çıktı. Yatırım işlemi bazında İngiltere ve Sırbistan, meblağ olarak da Rusya ile Balkan ülkeleri ön plana çıktı. İnşaat malzemeleri, gıda ve tekstil en fazla yatırım yapılan sektörler oldu" diye konuştu.

 

Jelassi: "Türkiye'nin yabancı yatırımlardan büyük pay alma potansiyeli bulunuyor"

İslam Kalkınma Bankası'nın asıl amacının, üye ülkeler arasındaki sosyal, ekonomik ve insani kalkınmayı artırmak olduğuna belirten İslam Kalkınma Bankası Bölge Direktörü Saleh Jelassi, "Günümüz koşullarında, ülkeler kalkınmasında yatırım, ticaret ve uzmanlık değiş tokuşu gibi unsurlar. Bu konuda DEİK'i de çok önemli bir ortak olarak görüyoruz. İslam Kalkınma Bankası olarak da, Türkiye'de temel olarak bir paradigma geçişi yaptık. Türkiye'de bir sinerji oluşturduk. Şu an dünyada 1,2 milyar insanın enerjiye erişiminin kısıtlı olduğunu görüyoruz. Bu da dünya nüfusunun yüzde 16'sına denk geliyor. 790 milyon insanın temiz suya erişimi yok. 1,8 milyar insan da ne yazık ki temizlik hizmetlerine ulaşamıyor. Bu popülasyonun önemli bir kısmı da, bizim üye ülkelerimizde yaşıyor. Dolayısıyla tüm üye ülkelerimizi desteklemeliyiz ki, hak ettikleri yerlere ulaşıp, küresel ve bölgesel değer zincirine girebilsinler" dedi.

Dünya ülkelerinin 2015 yılında bir araya gelerek, Bin Yıl Kalkınma Hedefleri adı altında ilerlemeyi başardıklarını gördükten sonra global bir anlaşma yaptıklarına değinen Jelassi, "Buna ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri' diyoruz. McKinsey'in yakın dönemde açıkladığı rapora göre, bu hedeflerimizi başarmak için de yıllık 3,7 trilyon dolarlık finansman gerekiyor. Dolayısıyla ciddi bir finansman ihtiyacı bulunuyor. İşte bu açıdan İslam Kalkınma Bankası, yurt dışındaki yatırımlara çok önem veriyor." ifadelerini kullandı. İslam Kalkınma Bankası Grubu'nun, doğrudan yabancı yatırım akışlarına büyük önem verdiğini söyleyen Jelassi, "Artan miktarda globalize olan dünyada ticaret serbest hareket edebiliyor. Türkiye gibi ülkeler bu akışlardan pay alma potansiyeline sahip. Bu sayede de verimliliklerini artırabilecek, know-how ve teknoloji transferini gerçekleştirebilecekler, büyüyecekler, istihdam yaratacaklar ve bu fakirliği azaltacaklar. Özel sektörün rolü gittikçe önem kazandı. Özel sektör, sermaye piyasaları, para piyasaları bu uçurumu kapatma potansiyeline sahip." şeklinde konuştu.

 

Forum, açılış konuşmalarının ardından paneller ile devam etti.

YURT DIŞI YATIRIM FORUMU 2019, İSTANBUL

DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi ev sahipliğinde, İslam Kalkınma Bankası (IsDB), FDI Center ve Norton Rose Fulbright işbirliğinde 19 Aralık 2019 Perşembe günü saat 13:30-17:00 arasında İstanbul Intercontinental Otel (Taksim)'de ‘‘Yurt Dışı Yatırım Forumu 2019'' gerçekleştirilecektir.

Açılışına IsDB Ülke Müdür Sayın Salah Jelassi'nin katılacağı etkinlikte Türk şirketleri için potansiyel arz eden yeni pazarlara dönük hukuki vakalar ve finansman enstrümanlar tanıtılacaktır.

Etkinlik sonunda Berlin merkezli FDI Center ve İş Konseyi ortaklığında hazırlanan Yurt Dışı Yatırım Rehberi de katılımcılarla paylaşılacaktır.

Etkinlik detayları ekte sunulmakta olup, üyelerimizin https://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/1091/13871 adresinden kayıt yaptırmaları rica olunur. DEİK üyeleri için ücretsiz katılım; Üye olmayan şirket temsilcileri için katılım ücreti 150 TL'dir. Etkinlikde İngilizce-Türkçe simültane çeviri sağlanacaktır.

 

 

PROGRAM

 

13:00-13:30 Kayıt

13:30-14:00 Açılış

 

Volkan Kara, Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı

Salah Jelassi, İslam Kalkınma Bankası Bölge Direktörü

 

14:00-15:00 Islam Kalkınma Bankası (IsDB) Finansman Araçları ve Garantileri

Komşu Coğrafyalarda Yatırım Garantileri ve Risk Yönetimi

Gamze Sarıoğlu, ICIEC Türkiye Temsilcisi

CIS Bölgesi & Afrika'da İmalat ve Altyapı Yatırımları Finansmanı,

Ali Çamlıoğlu, ICD Yatırım & Finansman Kıdemli Uzmanı

 

15:00:15.15 Kahve Arası

 

15:15-16:00 Uluslararası Olası Yaptırımların Türk Şirketlerinin Dış Yatırımlarına ve Varlıklarına Etkisi

Olgu Kama, Partner İnal Kama Avukatlık Ortaklığı

Stefan H. Reisinger, Partner, Norton Rose Fulbright Washington DC

Orlando Vidal, Partner, Norton Rose Fulbright Dubai

 

16:00-16:45 Yurt Dışında Yatırım Adımları & Yatırım Teşviklerinin Kullanımı

Andreas Dressler, Managing Partner FDI Center

 

16:45:17:00 Yeni Yayın Tanıtımı: "Yurt Dışı Yatırım Rehberi" (DEIK & FDI Center İşbirliğiyle)

Ender Arslan, Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkan Yardımcısı

 

17:00-18:00 Networking & Resepsiyon

DEİK, ‘YURT DIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2019’ RAPORUNU AÇIKLADI
DEİK, ‘Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2019' raporunu açıkladı.
 
Brexit sürecine rağmen Türk yatırımcı için İngiltere cazibesini koruyor
 
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain & Company iş birliği ile hazırlanan "Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2019" raporu açıklandı. Bu yıl 4.'sü yayımlanan ve Türk iş dünyasının önde gelen 500 şirketinin bakış açısıyla değerlendirmeye tabi tutan endekste bir önceki yıl olduğu gibi yüksek gelirli ülkeler kategorisinde, Türk iş dünyası için yurt dışındaki yatırımlarda en cazip ülke İngiltere olurken, orta gelirli ülkeler arasında Rusya, düşük gelirli ülkeler kategorisinde ise Azerbaycan ilk sırayı aldı. Endeksten elde edilen verilere göre, Türk yatırımcıların 2018 yılında yurt dışındaki yatırımlarının büyüklüğü ise yaklaşık 6 milyar dolara ulaştı.
 
DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi ile Bain&Company ortaklığıyla bu yıl 4.'sü hazırlanan ‘Yurt Dışı Yatırımlar Endeksi" raporu, Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlara artan ilgisini çarpıcı sonuçlarla ortaya koydu. Yurt Dışı Yatırım Endeksi, yatırım coğrafyalarının risk ve potansiyelini, Türk yatırımcılar için sektörlerden bağımsız genel bir değerlendirme ile mercek altına aldı. Endeks raporundan öne çıkan bulgularda, özellikle son yıllarda yavaşlama eğilimine giren küresel yatırım akışları göze çarparken, Türkiye'nin yurt dışı yatırımlarının yıllık para akımı ise yakın dönemde azalma eğilimindeyken, 2018 yılında artış gösterdi.
 
Olpak: "Türk iş dünyasının yurt dışındaki 2018 yılı yatırım miktarı 6 milyar dolara yaklaştı"
 
Son 20 yılda Türkiye'nin dış yatırım miktarının 10 katına yükseldiğini belirten DEİK Başkanı Nail Olpak, "Yurt Dışı Yatırım Endeksi çalışmamız diğer yabancı yatırım endekslerinden farkı; Türk şirketlerinin önceliklerini, motivasyonlarını ve kaygılarını yansıtması. Bu alt yapıyı esas alarak, şirketlerimizin yurt dışında yatırım kararı almasına yardımcı olmak için Türk şirketlerinin perspektifiyle, ülkemize has dönemsel bir endeks hazırladık. Endeksimizi hazırlarken ülkeleri, Dünya Bankası'nın gelir kategorizasyonuna göre, yüksek, orta ve düşük gelirli ülkeler olarak ayrı ayrı ele aldık. Bununla da yetinmedik, aynı zamanda raporumuz, kıta ve ülke yıllık yatırım görünümlerini de içeriyor. Bu yılki endeksimize göre, Birleşik Krallık, Brexit sürecine rağmen Türk yatırımcılar için geçen yıl olduğu gibi, hala önemli bir cazibe merkezi. Dünya ticaretinin yavaşladığı ve küresel ticaret savaşlarının yaşandığı bir dönemde, bizim uluslararası yatırımlarımızın da daralması gayet normal. Ancak buna rağmen, 2018 yılında Türk yatırımcıların yurt dışındaki yatırımlarının toplam büyüklüğünün 6 milyar dolar seviyesine yaklaştığını gözlemledik. Eskiden sermaye kaçışı olarak görülen yurt dışı yatırımlar, artık küresel ölçekte ve oyun kurucu şirketlere sahip olma yolunda ilerleyen ülkemiz açısından hayati bir önem taşıyor. Şirketlerimizin küresel pazarlarda yaptığı yatırımları Türkiye'nin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda stratejik bir konu olarak görüyor ve destekliyoruz. Ülkemizin yapısal sorunu olan cari açığın azaltılması, know-how transferi ve arz güvenliğine katkı sağlayacak yurt dışı yatırımların teşvik edilmesi ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.
 
DEİK'in Türk iş dünyası için küresel bir misyon taşıdığını ifade eden Olpak, "Cumhurbaşkanımızın 2018 genel kurulumuzda belirttiği gibi; DEİK olarak, Türk iş dünyasına yeni ufuklar açacak, yol ve istikamet çizecek stratejik çalışmalara da imza atıyoruz. Dün de "Brexit Sürecinde Türkiye: Riskler ve Fırsatlar" raporumuzu açıkladık. Raporumuzda Brexit'in Birleşik Krallık, AB ve Türkiye için siyasi ve ekonomik etkilerini detaylıca ele aldık. Endeksimizin sonuçlarına göre, yatırımcılarımız için en cazip ülke olması açısından bu çalışmamızı da çok anlamlı buluyorum.
 
Önümüzdeki ay, Çin'in "Kuşak ve Yol Girişimi'' ile ilgili olarak, Türkiye'nin kendisini nasıl konumlandıracağına dair, alternatif senaryoları kapsayan bir çalışmamızı Lojistik İş Konseyimiz ve Türk-Çin İş Konseyimizle birlikte kamuoyuna sunacağız. Ticaret Bakanlığımızca belirlenen hedef ülkeler; Çin, Rusya, Hindistan ve Meksika'ya daha odaklı bir şekilde yöneldik. Bu ülkelerle ekonomik ilişkilerimizi artırmak üzere, hem Pazar Rehberleri hazırlıyor, hem de paydaşlarımızla bir araya gelerek, eylem planımızı kapsamlı bir biçimde oluşturuyoruz. Aynı zamanda gittiğimiz ülkelerde gerçekleştirdiğimiz İş Forumlarının ve heyet ziyaretlerinin sonuç ve analizlerini tek tek rapor haline getiriyoruz." şeklinde konuştu.
 
Yurt dışı yatırımlarda öne çıkan ülkelerin 18'i Avrupa'dan
 
DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Karaise dönemsel olarak Türk yatırımları incelendiğinde Avrupa'nın Türkiye açısından gerek yatırım kaynağı gerekse yatırım adresi olmayı sürdürdüğüne değinerek, "Endekste öne çıkan yatırım ülkelerinin 18 tanesi Avrupa'da yer alıyor. Doğu Avrupa ülkelerinin yatırım adresi olarak son yıllardaki pozisyonunu koruması da dikkat çekici bir diğer bulgu. Bölge, gerek Türkiye'den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çekiyor. Doğu Avrupa Bölgesi'nin, 2018 yılında gerçekleşen Türk yatırımlarının işlem bazında %32'sini kendine çektiğini görüyoruz. En önemli verilerden de biri ise; geçtiğimiz yılın birincisi İngiltere'nin, Brexit sürecine rağmen Türk yatırımcılar için halen cazibesini koruması olarak göze çarpıyor. Orta gelirli ülkelerde en tepede Rusya yer alırken, düşük gelirli ülkeler kategorisinde de en fazla yatırım yapılan ülke olarak Azerbaycan ilk sırayı alıyor. İngiltere ve Sırbistan, Türk şirketlerinin 2018 yılında tespit edilen dış yatırımlarının işlem bazında %24'nü aldı. Elde ettiğimiz verilere göre 2018 yılında Türk dış yatırımlarının %40'ı Rusya ve Portekiz'de gerçekleşti. Asya Pasifik Bölgesi de her geçen sene ağırlığını arttırıyor. Bölge, 2017 yılında toplam 4 ülke ile endekste yer bulurken, 2018 yılında 8, bu yıl ise 10 ülkeyle ön plana çıkıyor. Hükümetimizin yıl içinde açıkladığı ‘Yeniden Asya' stratejisinin, yeni dönemde iş dünyamızda da belirginleşeceği görülüyor. Afrika ülkeleri de, özellikle fırsat odaklı yaklaşımları olan Türk şirketleri için her zaman değerlendirilen bir bölge olsa da, geçtiğimiz yıl Türk yatırımcılarının Afrika'daki ticari aktivitesinin, reel yatırımlardan daha önde gittiğini gözlemledik. Yatırımcı algısı anketimizde,  Çin merkezli geliştirilen Kuşak ve Yol girişiminin etkilerini de değerlendirmeye çalıştık. Katılımcıların %50'sinden fazlası, Kuşak ve Yol projesinin henüz somut bir etkisinin olmadığı, ancak uzun vadede ise görünümü olumlu yönde etkilediği konusunda hemfikir oldular." dedi.
 
Türk yatırımcıların iştahı yüksek
 
Endeksin hazırlanmasında kullanılan yaklaşık 500 Türk şirketin katıldığı Yatırımcı Algı Anketi'nde Türk yatırımcıların, yatırım iştahının yüksek olduğu gözlemlendi. Geçtiğimiz yıl %40 seviyesinde olan yüksek yatırım iştahlı katılımcı oranı, bu sene %50 seviyesine yükseldi. Gelişmesi beklenen ülkelere yatırım yapmayı düşünen katılımcılar, en yüksek yatırım iştahına sahip grup olarak öne çıkıyor. Yatırım yapılan pazarlara olan güvene bakıldığında, bir önceki yıla göre çarpıcı değişiklikler göze çarpıyor. Geçen sene yüksek gelirli, orta ve düşük gelirli kategorilerin hepsi için %50 seviyelerinde olan güven oranı bu sene önemli ölçüde düşerek, yüksek gelirli ülkelerde %15, orta gelirli ülkelerde %13, düşük gelirli ülkelerde ise %20 olarak gerçekleşti.
 
UNCTAD Dünya Yatırım Raporu verilerine göre 2018 yılında dünya çapında gerçekleşen toplam doğrudan yabancı yatırım %13 azalarak 1,3 trilyon dolara geriledi. İki yıldır devam eden azalış 2018 yılında da devam etti. Özellikle ABD menşeili çok uluslu şirketlerin ilk iki çeyrekteki yurt dışı kazançlarını 2017 sonunda gerçekleşen vergi düzenlemeleri takiben ülkeye geri çekmesi küresel yatırım akımlarının azalmasında önemli rol oynadığı görülüyor.
 
Yatırımcıların gözdesi Asya Pasifik Bölgesi
 
Yabancı yatırımcıların bir numaralı adresi Asya Pasifik bölgesi, geçtiğimiz yıl çektiği yatırımları %4 oranında arttırdı. Özellikle Çin'e yönelen yatırımlar 138 milyar ABD doları ile tüm zamanların zirvesine ulaşırken, Çin haricinde Güneydoğu Asya ülkelerine toplam 150 milyar dolar yatırım yapıldı. Türk yatırımcılarının bölgedeki yatırımları ise 2017 yılında toplam işlem büyüklüğü 353 milyon doları bulurken, 2018 yılındaki yatırımların büyüklüğü yaklaşık 1.2 milyar dolara ulaştı. Malezya miktar olarak bölgede en fazla Türk yatırımı alan ülke olurken, Hindistan ise işlem bazında bölgede en fazla Türk yatırımını çeken ülke oldu.
 
Afrika'daki ticari aktivite, yatırımların bir adım önünde
 
Türk yatırımcılar tarafından Afrika ve Orta Doğu bölgesinde, 2017 yılında 17 (4'ü birleşme ve satın alma) yatırım yapılırken, 2018 yılında 9 (1 adet birleşme satınalma) yatırım yapıldı. 2017 yılında bölgeye Türk yatırımcılar tarafından yaklaşık 760 milyon dolar değerinde yatırım yapılırken 2018 yılında yapılan tahmini yatırım miktarı 655 milyon dolar olarak gözlemlendi. Yatırım aktivitesi olarak da turizm ve tekstil sektörleri ilk sıralara yerleşirken, Türk  yatırımcıların reel yatırımdan daha çok ticari faaliyetleriyle ön plana çıktığı görüldü. Burkina Faso 2018 yılında miktar olarak bölgede en fazla Türk yatırımını çeken ülke oldu.
 
ABD şirketlerinin performansı küresel istatistikleri etkiledi
 
Amerika Kıtası, genel itibariyle son yıllara göre daha Türk yatırımı çekti. ABD, 2016 ve 2017 döneminde en büyük küresel yatırımcı konumunu korusa da, 2018 yılı istatistiklerinin finansal açıdan farklı bir tablo ortaya koyduğu görüldü. ABD menşeili çok uluslu şirketlerin 2018'nin ilk iki çeyreğindeki birikmiş dış kazançlarının, 2017'nin sonunda hükümetin getirdiği vergi reformlarını takiben, büyük ölçüde ülkeye geri getirmesinden kaynaklı dış yatırımlar negatif bir görüntü sergiledi. Bu durum küresel yatırım tutarındaki azalışın da temelini oluşturmaktadır. Öte yandan ABD, 252 milyar dolar tutarında yatırımı 2018 yılında çekerek, dünyada en fazla yatırım çeken ülke özelliğini bu yıl da korudu.
 
Bölgede, ABD hem sıfırdan yatırımlarda hem de birleşme ve satın almalarda adetsel olarak en çok yatırım yapılan ülke olarak ilk sırada yer aldı. 2017 yılında yapılan Türk yatırımların tutarı 100 milyon dolar iken, 2018 yılında yapılan 6 Türk yatırımının toplam değeri yaklaşık 60 milyon doları buldu. Yatırım aktivitesi olarak da lojistik ve tekstil sektörleri ön plana çıktı.                 
 
Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2019
Raporu indirmek için tıklayınız.
DEİK VE BAİN&COMPANY İŞ BİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURT DIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2018 RAPORU YAYIMLANDI
DEİK VE BAİN&COMPANY İŞ BİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURT DIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2018 RAPORU YAYIMLANDI
 
"TÜRK ŞİRKETLERİ İÇİN YATIRIM CAZİPLİĞİNDE İNGİLTERE İLK SIRADA YER ALDI"
 
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain & Company iş birliği ile hazırlanan ‘Yurt Dışı Yatırım Endeksi 2018" raporu açıklandı. Son yıllarda Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlara artan ilgisine dikkat çeken rapor, yatırım coğrafyalarının risk ve potansiyelini Türk yatırımcılar açısından değerlendiriyor. Önceki yıla kıyasla endekste, yüksek gelirli ülkeler sınıfında Birleşik Krallık (İngiltere), bu yıl liderliği ABD'den devraldı. Orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Endonezya ilk sırada yer aldı. Bölgesel bağlamda Amerika'nın biraz ikinci planda kaldığı dönemde, Doğu Avrupa ülkeleri yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışlarını sürdürdü.
 
DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyive Bain & Company tarafından Türk şirketlerine yönelik geliştirilen 2018 yılı Yurt Dışı Yatırım Endeksi açıklandı. Endeks, Türk yatırımcılar açısından önem arz eden seçilmiş belli başlı kriterlere göre dünya ülkelerini derecelendiriyor. Dönemsel olarak hazırlanan endeks, yatırım yapılacak ülkenin iç dinamiklerinin yatırım önceliklerini etkilediği gerçeğinden hareketle ülkeleri; yüksek, orta ve düşük gelirli olmak üzere 3 grupta inceliyor.
 
Türkiye'nin yurt dışına yatırımları 20 kat arttı
 
‘2018 Yurt Dışı Yatırım Endeksi'ne ilişkin yaptığı açıklamada DEİK Başkanı Nail Olpak,  küresel yurt dışı yatırım tutarının 1990-2000 yılları arasında 4 trilyon ABD doları civarında iken 2000-2017 yılları arasında yaklaşık 5 kat artışla 20 trilyon ABD Dolarının üzerine yükseldiğini, aynı dönemde Türkiye'nin ise yurt dışına yaptığı yatırım tutarını yaklaşık 20 kat artırarak 40 milyar ABD Dolarına çıkardığını söyledi.Türk iş insanlarının, bugün dünyanın dört bir yanında çeşitli sektörlerde önemli yatırımlara imza attığını vurgulayan Olpak, "Bizler de DEİK olarak, yatırımcılarımızın önünü açmak ve onlara yol göstermek için dünyada 138 ülke ve bölgede faaliyet gösteren 145 iş konseyimizle ticari diplomasi faaliyetleri yürütüyor, yatırım fırsatlarını araştırıyor ve üyelerimizi bu bağlamda teşvik ediyoruz" dedi.
 
Bu yıl üçüncü kez hazırlanan ve zamanın değişen şartlarına göre güncellenen Yurt Dışı Yatırım Endeksi'nin, Türk şirketlerinin yurt dışı yatırımlara artan ilgisini çarpıcı sonuçlarla ortaya çıkardığını belirten Olpak, sözlerine şöyle devam etti: "Bu bağlamda yatırımcılarımızın, yatırım kriterlerinin başında pazar büyüklüğünün geldiğini gördük. Ayrıca öne çıkan kıstaslar arasında kalkınmışlık düzeyi ve mevzuat altyapısı da endeksimizin ortaya çıkardığı sonuçlar arasında yer alıyor. İnanıyorum ki, endeksimizde yer alan tüm bu kıymetli bilgiler önümüzdeki dönemde de yatırımcılarımızın dünyaya açılma serüvenlerinde onlara ışık tutar, rehberlik eder ve Türkiye'den küresel markalar çıkmasına vesile olur."
 
 
 
Küresel ölçekte her sektörde ilk 500'e giren şirketlere sahip olmalıyız
 
DEİK Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı ve Bain & Company Şirket Ortağı Volkan Karaise, "Bu yılki raporumuzun bulgularından da görüleceği üzere önceki yıla kıyasla küresel yatırım akışlarında hafif bir dalgalanma yaşandığı görülse de yurt dışına giden Türk yatırımlarında son yıllarda yakalanan hızın fazla altına inilmedi. Geçtiğimiz iki yılın birincisi ABD bu sene liderliği Birleşik Krallık'a (İngiltere) devretti. Özellikle yatırımlarını küreselleştirmeye çalışan pek çok Türk şirketi, kurdukları aracı şirket veya doğrudan yatırımları ile Birleşik Krallık'ı bir üs olarak belirledi. Birleşik Krallık, özellikle Türkiye'ye yakınlığı, uluslararası hukuk, finans ve yatırım danışmanlarına erişim kolaylığı ile cazip bir yatırım adresi oldu. Ülke, diğer gelişmiş batı ülkelerine kıyasla vergi avantajı, şirket kurma süreçlerindeki esneklik ve para biriminin kullanım kolaylığı ile ön plana çııyor. Türk şirketlerinin 2017 yılında tespit edilen yurt dışı yatırım ve şirket satın almalarının işlem bazında yüzde 18'i Birleşik Krallık'ta gerçekleşti" dedi. Türk şirketlerinin dış yatırımlarda 2017 performansını olumlu değerlendirdiğini vurgulayan Kara, önümüzdeki yıl analizi yapılacak 2018 performansının, özellikle yılın ikinci yarısında ortaya çıkan kur krizinin etkisi ile yavaşlamasının beklendiğini ifade etti.
 
Kara sözlerine şöyle devam etti: "Endekste son dönem Türk yatırımcılarının davranışlarına paralel olarak yatırım adreslerinin seçiminde; başta Doğu Avrupa ülkeleri ve komşu coğrafyalar olmak üzere, organik ticari bağı olan ülkeler ve politik ilişkilerin hareketlendiği ülkeler öne çıkıyor. Gıda, inşaat ve taahhüt, lojistik, ağaç ve kâğıt ürünleri imalatı, enerji ve perakende ise en fazla yatırım yapılan sektörler oldu."  Yurt dışı yatırımın küresel rekabetçilik için çok önemli olduğunu vurgulayan Kara, "Kendi değer zincirinde üst basamaklara tırmanmak isteyen şirketler için yeni nesil destek mekanizmalarının geliştirilmesi artık elzem bir konudur. Küresel ölçekte her sektörde ilk 500'e giren şirketlere sahip olmamız gerekiyor" dedi.
 
Metodolojisi DEİK/Yurt Dışı Yatırımlar İş Konseyi ve Bain & Company danışmanlarının katkıları ile hazırlanan endeks; dünya ülkelerini ‘iş yapma ortamı ve kalkınmışlık', ‘know-how potansiyeli', ‘iç ve komşu pazar büyüklükleri', ‘mevzuat altyapısı', ‘üretim ve hammadde maliyeti', ‘Türkiye ile ilişkiler' ana başlıkları altında belirlenen kriterler çerçevesinde değerlendiriyor. DEİK üyelerine dönük gerçekleştirilen dönemsel yatırımcı algı anketi sonuçları ile belirlenen kategoriler, gelişmiş ülkelerin pek çoğunda yüksek performans olarak karşımıza çıkıyor. Türk yatırımcılar açısından cazip, az kalkınmış ülkeleri de değerlendirmeye alabilmek adına bu yıl endeks 3 kategoride hazırlandı.. Böylelikle gelir seviyesine göre ayrılan ülkeler arasında nispi bir sıralama yapma imkânı yakalanıyor.
 
Raporda öne çıkan bölümler:
 
Geçtiğimiz iki yılın birincisi ABD, bu sene liderliği Birleşik Krallık'a devretti. Özellikle yatırımlarını küreselleştirmeye çalışan Türk şirketleri, kurdukları aracı şirket veya doğrudan yatırımları ile Birleşik Krallık'ı bir üs olarak belirledi. Birleşik Krallık, özellikle Türkiye'ye yakınlığı, uluslararası hukuk, finans ve yatırım danışmanlarına erişim kolaylığı ile cazip bir yatırım adresi oldu. Ülke, diğer gelişmiş batı ülkelerine kıyasla vergi avantajı, şirket kurma süreçlerindeki esneklik ve para biriminin kullanım kolaylığı ile ön plana çıkıyor. Türk şirketlerinin 2017 yılında tespit edilen yurt dışı yatırım ve şirket satın almalarının işlem bazında yüzde 18'i Birleşik Krallık'ta gerçekleşti.
 
Sıralanan tüm ülkelerin 21 tanesi Avrupa'da yer almakla birlikte, endekste öne çıkan önemli bir bulgu, Doğu Avrupa ülkelerinin yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışını sürdürmeleri oldu. Polonya, Macaristan, Romanya ve Sırbistan gerek Türkiye'den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çekiyor. Romanya, bu alanda Türk yatırımcıların birinci adresi olsa da, Türk yatırımcılar geçtiğimiz yıl özellikle Sırbistan merkezli imalat yatırımlarını arttırdılar. Endekste iki yıldır iyi bir yer edinen Çekya'nın şirketlerimizce potansiyelinin altında değerlendirildiği gözlemleniyor. Bununla birlikte, özellikle son dönemde Türk şirketlerinin satın aldığı önemli markaların menşei ve ekonomik büyüklükleri göz önünde bulundurulduğunda, Almanya, Fransa, İspanya, Hollanda, Belçika gibi gelişmiş Batı Avrupa ülkeleri önemli birer yatırım adresi olmaya devam ediyor.
 
 

 
Yıllık yatırım istatistiklerinden de görüldüğü üzere Avrupa'nın Türkiye açısından gerek yatırım kaynağı gerekse yatırım adresi olma niteliği endeks sonuçları ile de destekleniyor. Kendi değer zincirinde üst seviyelere yaklaşan şirketlerimiz, marka ve teknoloji transferi sağlayacak alımlarına gelişmiş ülkelerde devam edeceklerdir.
 
Afrika ülkeleri özellikle fırsat odaklı yaklaşımları olan Türk şirketleri için düşük gelirli ülkeler grubunda önemli yer edindi. Kuzey Afrika ülkeleri daha çok öne çıksa da Türkiye'nin Sahra altı Afrika'da gerek siyasi gerekse ekonomik atılımları zaman içerisinde yatırıma dönüşmeye başladı. Ayrıca, bu yıl, Kenya da listeye girmeyi başardı. Tanzanya ve Nijerya listede yer alamasa da bu ülkeleri takip ediyor. Son yıllarda Sudan da Türk yatırımcıların ilgi alanına girmeye başladı. Ortadoğu'da yaşanan politik belirsizliğin önümüzdeki dönemlerde de devam edeceğine yönelik algının, Türk yatırımlarının bu bölgeye yönelmesine neden olabileceği düşünülüyor.
 
Küresel ekonomik hareketliliğin tersine, ekonomi gündemimizde çeşitli sebeplerle ikinci planda kalmış Asya Pasifik bölgesi hala önemli fırsatları barındırıyor. Genç ve büyüyen ciddi bir nüfusa sahip bu ülkelere dönük gerek siyasi gerek ekonomik ilişkiler son  yıllarda önemli mesafe kat etti. Listeye girmeyi başaran Çin, Güney Kore, Hindistan, Endonezya ve Malezya'nın yanında bu yıl Vietnam ve Tayland da endekste kendine yer edindi. Hindistan, Orta ve Güney Asya'daki en fazla yabancı yatırımı çeken ülke olsa da yabancı yatırım girişleri halen nüfusuna göre çok küçük. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seviyesindeki ziyaretin ikili ekonomik ilişkileri güçlendireceği öngörülüyor.
 
Önceki döneme oranla nispi olarak artan petrol fiyatları, yakın pazarlardaki ekonomik görünümü az da olsa yukarı çekmeyi başardı. Irak ve Suudi Arabistan'ın yatırımcılar için daha iyi bir izlenim yarattığı görülüyor. İran, yaptırımların devreye alınması sonrası önceki seneki rüzgârını kaybetti. En fazla Türk yatırımını barındıran Rusya'nın, Ukrayna ve Batı ülkeleri ile yaşadığı ekonomik ve politik sorunlar sebebiyle çektiği doğrudan yabancı yatırımlar 2014'ten bu yana hızla düşüyor. Ülke, Türk yatırımcıları açısından da bir önceki yıla nazaran daha düşük bir derece elde etti.
 
2017 yılında yurt dışında 2 milyar ABD Dolarlık sıfırdan yatırım ve yarım milyar ABD Dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. İmalat, lojistik, inşaat malzemeleri, ahşap işleme, enerji ve gıda sektörlerine yatırım ön plana çıktı.
 
Endekse göre; bölgesel ve küresel coğrafyada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, 2017 yılında yurt dışında 2 milyar dolarlık 72 sıfırdan yatırıma imza attı. (2016 yılında 2 milyar ABD Doları). Buna ek olarak, yine 2017 yılında Türk şirketleri tarafından yurt dışında yarım milyar dolarlık 17 birleşme ve satın alma işlemi (2016 yılında 3,6 milyar doları) gerçekleştirildi. 2017 yılı ile birlikte son 15 yılda Türk şirketleri yurt dışında toplamda 30 milyar doların üzerinde 300 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirmiş oldu.
 
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) hakkında detaylı bilgiye www.deik.org.tr adresinden, Bain & Company hakkında detaylı bilgiye ise https://www.bain.com/adresinden ulaşılabilmektedir.
DTİK AFRİKA-ORTADOĞU-KÖRFEZ BÖLGE KOMİTE TOPLANTISI

DTİK AFRİKA-ORTADOĞU-KÖRFEZ BÖLGE KOMİTE TOPLANTISI

DTİK Afrika-Ortadoğu-Körfez Bölge Komitesi 10 Ekim 2018 tarihinde İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde DTİK Afrika-Ortadoğu-Körfez Bölge Komite Toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıya DTİK Yürütme Kurulu Üyesi Rona Yırcalı ve Berna Gözbaşı, DTİK Afrika-Ortadoğu-Körfez Bölge Komitesi Başkanı Abubekir Salim, Başkan Yardımcısı Fikret Varol, Komite Üyesi Ahmet Yüksel Şimşek ve Ali Sezen, DTİK Koordinatör Tuğba Bal Bahar ve DTİK Danışman Sunusi Mısıroğlu katılım sağladılar.

DTİK'in Strateji Çalışması sonrasında yapılan üyelik çalışması ve DTİK dijital yayın çalışması hakkında bilgiler verildi.

Üyelik çalışması; Daha verimli etkinlikler düzenlemek, DTİK'in yurtdışındaki bilinirliğini arttırmak ve aktif bir üye listesine sahip olmak için DTİK üyelik çalışması başlatıldı. Bu sebeple üye listesinin yenilenmesi için bazı tedbirler ve çalışmalar yapılmaktadır. Hukuk Müşavirleri ile görüşerek üyelik ve adaylık süreci değerlendiriliyor. DEİK seçim ve üyelik süreci ve şartlarına benzer bir sistem ile ilerlenecek.

Üyelik çalışmasında Komite üyelerinin görevlendirilmesi; 76 komite üyemizin her birinin 10 üye bulması beklenmektedir.  Üyelik çalışmalarında komite üyelerinin üye arttırıcı faaliyette bulunması için DTİK'in sağlayacağı avatajları içeren bir sunum hazırlanmaktadır. Sunum tamamlandığı zaman komite üyeleri ile paylaşılacaktır.

İletişim Platformu; DTİK üyeleri arasındaki ekonomik, ticari ve lobi faaliyetlerin desteklenmesi için iletişim platformunun yenilenerek; bir nevi facebook benzeri kullanımı kolay olan aktif bir portal haline getirmek için çalışmalar başlatıldı. İletişim platformunun aktif olması yine üye arttırıcı destek sağlayacaktır.

DTİK yayın çalışması: 3 ayda 1 olmak üzere DTİK yayın online olarak üyelerimize iletilecek. İçerisinde DEİK ve DTİK haberler, makaleler ve farklı alanlarda başarılı Türkler ile röportajlar yer alacak. İlk sayısı Ekim 2018 ayı içerisinde çıkacaktır.

Toplantılar; DTİK Bölge Komiteleri arasındaki sinerjiyi arttırmak hedeflenerek bu toplantıda olduğu gibi ortak toplantıların düzenlenmesi veya her toplantıya diğer bölgelerinde davet edilmesine karar verildi. Bir sonraki DTİK Girişimci Toplantısı'nın DTİK Avrasya Bölge Komitesi nezdinde 29-30 Kasım 2018 tarihinde Tiflis'te olacağını dile getirdi. (İlerleyen süreçte komitelerin hepsine ilgili toplantı duyuru yazısı iletilecektir.)

DTİK KOMİTELER ORTAK TOPLANTISI

DTİK KOMİTELER ORTAK TOPLANTISI

DTİK Balkanlar Bölge Komitesi, DTİK Avrasya Bölge Komitesi ve DTİK Avrupa Bölge Komitesi üyeleri 06 Eylül 2018 tarihinde Bükreş'te bir araya geldi.

DTİK  Balkanlar Bölge Komitesi ev sahipliğinde, DTİK Başkanı Nail Olpak Başkanlığında, T.C. Bükreş Büyükelçisi Sayın Osman Koray Ertaş'ın teşrifleri ile onurlandırdıkları, DTİK Komiteler Ortak Toplantısı Bükreş, Romanya'da  gerçekleştirildi.

Yönetim Kurulu Başkanı Nail Olpak açış konuşmasında, Komite üyelerinin öneri ve görüşleri ile gerçekleştirilen DTİK'in Strateji çalışması sonrasında yapılan faaliyetlerden bahsetti. Devletimiz ve diasporamız arasındaki köprü görevi gören DTİK'in doğru stratejiyle; üye çalışmasının tamamlanması sonrasında daha etkin faaliyetler yapacağını, bir sonraki etkinlik olan DTİK Avrasya Girişimci Toplantısı'nın, 29-30 Kasım 2018 tarihinde Tiflis Gürcistan'da olacağiını dile getirdi.

T.C. Bükreş Büyükelçisi Sayın Osman Koray Ertaş konuşmasında diğer diasporalardan örnekler vererek; her diasporanın yaşadığı bazı sorunların Türk diasporasında da olduğunu fakat birlik ve beraberlik bilincinin var olmasıyla bu sorunların aşılabileceğine vurgu yaptı.

DTİK Yürütme Kurulu Üyesi Halim Mete, DTİK'in potansiyelinin öne çıkması için yapılacak tüm çalışmaların destekleneceğini, bunun için tüm komite üyelerinin birbirlerine destek olarak uyumlu bir şekilde çalışması gerektiğini ifade etti. Komiteler arası uyum ve DTİK üyelerinin aidiyetliklerinin arttırılması için de gerekli çalışmaların yapıldığını dile getirdi.

DTİK Balkanlar Komite Başkanı Ömer Süsli ise, toplantıya katılım sağlayan diğer bölge komite üyelerine teşekkür ederek, bu toplantının komiteler arasındaki sinerjiyi arttıracağına inandığını vurguladı. Strateji çalışmasının tamamlanması akabinde etklinliklerin arttırılarak DTİK'te hissettiği  yükselen enerjinin devamını temenni ettiğini dile getirdi.

Farklı ülkelerden katılım sağlayan Bölge Komite üyelerinin kendilerini tanıtmalarının akabinde, T.C. Bükreş Ticaret Müşaviri Hakkı Barutçu küresel ekonomik gelişmeler, Balkan coğrafyasının ekonomik durumu ve Romanya ile Ekonomik İlişkiler hakkında sunum gerçekleştirdi.

DTİK üyelik sistemi, iletişim platformu ve DTİK yayını ile ilgili yapılan çalışmaların bilgilerinin  paylaşılması akabinde toplantı sona erdi.  DTİK Başkanı Nail Olpak ve DTİK Yürütme Kurulu üyesi Halim Mete komite üyelerinin sorularını cevapladı. Hediye takdimi ardından aile fotoğrafı çekildi. 

 

TURKISH OVERSEAS INVESTMENTS FORUM

TURKISH OVERSEAS INVESTMENTS FORUM

UK Turkish Overseas Investment Forum, 10 Mayıs 2018 tarihinde Londra Conrad St James Otel'de gerçekleştirildi. Ev sahibi kuruluş EEL Events organizasyonuna, DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi ana destekçi olarak katkı verdi.  İçerik ve konuları Türk yatırımcılarının talep ve ihtiyaçlarına göre tasarlanan konferansa, yatırımlarını İngiltere üzerinden küreselleştirmeyi amaçlayan şirketler ve bu şirketlere mali, hukuki ve idari yönden destekleyici hizmetler sunan temsilcileri katıldı. Açılış konuşmaları Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Kara, TBCCI Başkanı Emma Edhem, İngiltere Türkiye Özel Ticaret Temsilcisi Lord Janvrin ve Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç tarafından gerçekleştirildi.

Dentons, Clifford Chance, Dome Group, UK Department of International Trade, BCCT ve TBCCI tarafından da desteklenen etkinlikte İngiltere Yatırım İklimi, Brexit ve Yatırımcılara Bölgesel Etkileri, İngiltere Üzerinden Yatırımların Mali ve Hukuki Yapılandırılması, Yatırım Finansmanı ve Şirket Birleşme & Satın almaları, uluslararası Altyapı ve Enerji Yatırımlarının Yapılandırılması ve Risk Yönetimi, İngiltere perakende pazar penetrasyonu ve son trendler ile servet yönetimi ve İngiltere gayrimenkul sektörü masaya yatırılmıştır.

 
2017 YURTDIŞI YATIRIM ENDEKSİ BASIN TOPLANTISI
YURTDIŞI YATIRIM FORUMU 23 ŞUBAT 2017, ISTANBUL

DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi ev sahipliğinde EBRD, IFC, Dentons ve Baseak ortaklığı ile 23 Şubat 2017 Perşembe günü saat 09:00-12:30 arasında, İstanbul Ceylan Intercontinental Otel (Taksim)'de ‘‘Yurtdışı Yatırım Forumu'' gerçekleştirilecektir. Açılış oturumunu T.C Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek'in onurlandırması beklendiği ve Türk yatırımcı şirketleri için potansiyel arz eden yeni pazarlara dönük hukuki vakalar ve uluslararası finansman enstrümanlarının tanıtılacağı etkinliğimizin detaylı programı ekte sunulmuştur. 

Katılmayı arzu eden üyelerimiz http://portal.deik.org.tr/KatilimFormu/334/8146 adresinden kayıt yaptırabilirler. Etkinlik DEİK üyelerine ücretsizdir. İngilizce-Türkçe tercüme sağlanacaktır.

2016 Yurtdışı Yatırım Endeksi Basın Toplantısı

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Deloitte Türkiye işbirliği ile hazırlanan ‘Yurtdışı Yatırım Endeksi’ raporu, 17 Mayıs 2016 tarihinde İstanbul’da düzenlenen bir basın toplantısı ile kamuoyuna açıklandı. Basın toplantısına DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Deloitte Türkiye Ortağı ve Finansal Danışmanlık Bölümü Başkanı Başak Vardar, DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Kara ile DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkan Yardımcısı Ender Arslan katıldı.

Endeks, Türk yatırımcıları açısından önem arz eden seçilmiş belli başlı kriterlere göre dünya ülkelerini derecelendiriyor. Türk şirketlerine yönelik olarak ilk defa geliştirilen Endeksin, bundan sonra her yıl düzenli olarak güncellenmesi planlanıyor.

Basın toplantısında konuşan DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye’nin 1980’lerde ihracatla başlayan küresel ekonomiye entegrasyon süreci, şirketlerimizin üretim kapasitesi ve kapital birikiminin oluşması ve yurtdışına yapılan yatırımlar ile devam etmektedir. Şirketlerimizin küresel pazarlarda yaptığı yatırımları Türkiye’nin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda stratejik bir konu olarak görüyor ve destekliyoruz. Ülkemizin yapısal sorunları olan cari açığı azaltacak, know-how transferini mümkün kılan ve arz güvenliğine katkı sağlayacak yurtdışı yatırımlar, teşvik edilmeli ve desteklenmelidir” dedi.

Deloitte Türkiye Ortağı ve Finansal Danışmanlık Bölümü Başkanı Başak Vardarise rapora ilişkin olarak şunları söyledi: “Yurtdışına yatırım, bugün artık Türk şirketlerinin önemli bir ajanda maddesi. Özellikle belli bir sermaye gücüne erişmiş büyük ölçekli gruplar ile sektörlerinde önde gelen firmalar, bölgesel güç olma hedefiyle, yurtdışı yatırım alternatiflerini aktif olarak değerlendiriyorlar. Türk şirketlerin yurtdışı satın almalarının her yıl artan bir şekilde ilerleme gösterdiğini görüyoruz. Son on yıllık dönemde Türk şirketleri yurtdışı pazarlarda toplam değeri yaklaşık 25 milyar ABD doları olan 250 satın alma işlemi gerçekleştirdi. Bu pazarlar arasında komşu coğrafyalar, ana ticaret ortağı konumundaki ülkeler ile politik ilişkilerin güçlü olduğu ülkeler öne çıktı. Üretim, inşaat, altyapı, enerji, turizm, gıda, kimya ve perakende ise en fazla yatırım yapılan sektörler oldu.”

DEİK bünyesinde faaliyet gösteren DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı Volkan Kara ise, “Yurtdışındaki Türk yatırımcılarımızın üretim, finans, istihdam ve yatırım kapasitelerinin; uluslararası rekabet edebilirlik, üretkenlik, etkinlik ve karlılıklarının artması için Türkiye’ye benzer süreçlerden geçen ülkelerin geliştirdiği teşvik ve destek mekanizmalarının incelenmesi gerekiyor” dedi.  İş Konseyi Başkanı Kara, bu konuda bir yol haritası hazırladıklarını ve ekonomi yönetimi ile işbirliği içinde çalıştıklarını ifade etti.

‘Yurtdışı Yatırım Endeksi’

Metodolojisi DEİK uzmanları tarafından oluşturulan ve yine DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Üyeleri ve Deloitte uzmanlarının katkıları ile son haline getirilen Yurtdışı Yatırım Endeksi; dünya ülkelerini kalkınmışlık düzeyi ve know-how potansiyeli, iç ve komşu pazar büyüklüğü, iş gücü, lojistik ve üretim maliyetleri, hammadde potansiyeli, sahip oldukları mevzuat avantajları ve dezavantajları ile Türkiye ile olan ekonomik ve siyasi ilişkiler açısından değerlendiriyor ve ağırlıklandırıyor. Endeks çalışmasında ülkeler, kişi başı milli gelir seviyelerine göre ‘orta ve düşük gelirli ülkeler’ (yıllık kişi başı milli geliri 20.000 dolardan az olan ülkeler) ve ‘yüksek gelirli ülkeler’ (yıllık kişi başı milli geliri 20.000 dolar ve üzerinde olan ülkeler) olmak üzere iki grup altında toplanıyor ve her gruptaki ilk 25 ülkenin sıralaması yapılıyor.

Endekste orta ve düşük gelirli ülkeler sınıfında Çin; yüksek gelirli ülkeler sınıfında ise ABD ilk sırada yer alıyor.  Avrupa ülkeleri ise cazibesini koruyor.

Orta ve düşük gelirli ülkeler sınıfında Çin birinci sırayı alırken, yüksek gelirli ülkeler sınıfında ise ABD ön plana çıkıyor. Türkiye’nin yatırım stoğunda en yüksek paya sahip olan Avrupa ülkeleri ise, endekste önemli bir yer tutuyor.

Son dönemde Türk şirketlerinin satın aldığı önemli markaların menşei ve ekonomik büyüklükleri göz önüne alındığında gelişmiş Avrupa ülkeleri önemli birer yatırım adresi olmaya devam ediyor. Bununla beraber Romanya, Polonya, Macaristan ve Baltık Bölgesi ülkeleri gibi 2004 sonrası AB üyesi olan ve gelişmekte olan Avrupa ülkelerinin de Türk yatırımcısı için cazip coğrafyalar olduğu görülüyor.

Amerika kıtasında yer alan ülkelerin ise, Türk şirketlerinin mevcut yatırım stoğunda henüz çok sınırlı bir paya sahip olsalar da, önümüzdeki dönemde gerek pazar çeşitlendirme ihtiyacı, gerekse hammadde potansiyelleri ile cazip ülkeler olarak ön plana çıkma potansiyeline sahip oldukları belirtiliyor.

Ortadoğu’da yaşanan siyasi belirsizliğin önümüzdeki dönemde de devam edeceğine yönelik algının, Türk yatırımcıları Asya-Pasifik ve Amerika gibi bölgelere yönelmeye iteceği tahmin ediliyor. 

Son iki yılda yurtdışında 5,2 milyar dolarlık sıfırdan yatırım ve 10 milyar dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi

Rapor, Türk şirketlerinin, 2014-2015 döneminde yurtdışında gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma işlemleri ile sıfırdan yatırımların da bir özetini sunuyor. Rapora göre; bölgesel ve küresel coğrafyada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, 2015 yılında yurtdışında 2,4 milyar dolarlık 52 sıfırdan yatırıma başladı (2014; 2,8 milyar dolar ve 100 yatırım). Buna ek olarak, yine 2015 yılında Türk şirketleri tarafından yurtdışında 3,5 milyar dolarlık 35 birleşme ve satın alma işlemi (2014; 6,5 milyar dolar ve 41 işlem) gerçekleştirildi.

Üretim, perakende, finans ve altyapı sektörlerine yatırım ön planda

2014-2015 döneminde, Türk şirketlerinin yurtdışında yaptıkları birleşme ve satın alma işlemleri genellikle üretim ve altyapı sektörlerinde gerçekleşti. Bunları enerji, gayrimenkul, internet, mobil hizmetler ve teknoloji sektörleri izledi. Sıfırdan yatırımlarda ise üretim ve perakende sektörleri açık ara en çok tercih sektörler oldular. Finans, lojistik, ev aletleri, yiyecek-içecek ve inşaat sektörleri de sıfırdan yatırımlar açısından hareketli sektörler arasında yer aldılar.

Yüksek gelir grubunda yer alan ülkeler yatırımların adresi oldu

Almanya, ABD, Rusya, Birleşik Krallık ve İspanya gibi yüksek gelir grubunda yer alan ülkeler hem sıfırdan yatırımlar hem de birleşme ve satın almalar için tercih edilen ilk 10 ülke arasında yer buldu. 2014-2015 döneminde, birleşme ve satın alma işlemleri için tercih edilen ülkelerin başında 12 işlem ile ABD yer aldı. ABD’yi takiben; Almanya 9, Rusya 5, İtalya, Hırvatistan ve Hollanda 4’er işlemle sıralamada yerini aldı. Sıfırdan yatırımlarda ise, Almanya 32 yatırımla açık ara başı çekerken, Romanya 16, Makedonya 12, ABD 8 ve Rusya 8 yatırım ile Almanya’yı izlediler.

Türkiye Ticaret ve İhracat Finansmanı Konferansı (Turkey Trade & Export Finance Conference)

Exporta Publishing & Events tarafından DEİK kurumsal işbirliği ile 22-23 Mart 2016 tarihlerinde Shangri-La Hotel Istanbul’da Türkiye Ticaret ve İhracat Finansmanı Konferansı (Turkey Trade & Export Finance Conference) düzenlenecektir. 

Ticaret ve ihracat finansmanı ile birçok güncel konunun ele alınacağı etkinliğe birçok finans kuruluşu temsilcilerinin katılımı beklenmektedir. 

Etkinliğe katılmayı dileyen üyelerimizin detaylar için www.gtreview.com/events/europe/turkey-trade-export-finance-conference-2016/ web adresini ziyaret etmeleri veya Exporta Publishing & Events ile (Lamide Ojutalayo, E.mail: lojutalayo@gtreview.com, T: +44 (0)20 8772 3011) irtibata geçmeleri rica olunur.

 

Not: DEİK üyesi şirketler için %20 indirimli ücret uygulanmaktadır.

Retail & Consumer Goods Outlook in MENAT

 The Economist Group Intelligence Unit (EIU) işbirliği ile 23 Mart 2016 Çarşamba günü saat 16:00-18:00 arasında DEİK ofisinde (River Plaza, 10.Kat, Levent-Istanbul) Türkiye ve yakın coğrafya tüketim ürünleri ve perakende sektör görünümü üzerine kısıtlı katılımlı bir toplantı gerçekleştirilecektir. Detaylar için ekli dosyayı inceleyiniz.

Yurtdışı Yatırım Forumu

DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi koordinasyonu Allen&Overy ve IFC ortaklığı ile 21 Ocak 2016 Perşembe günü saat 09:00-12:30 arasında İstanbul Ceylan Intercontinental Otel (Taksim)’de "Yurtdışı Yatırım Forumu" gerçekleştirilecektir. Türk şirketleri için potansiyel arz eden yeni pazarlara dönük hukuki vakalar, finansman enstrümanları ve dış yatırımlara ilişkin 30 Aralık 2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 29578 sayılı kararın getirdiği yeni düzenlemelerin tanıtılacağı etkinliğimizin detaylı programı ekte sunulmuştur. Katılmayı arzu eden üyelerimiz bsazak@deik.org.tr adresine teyitlerini bildirebilirler.

Yurtdışı Perakende Yatırımları Etkinliği

2013 yılı itibariyle 30 Milyar ABD dolarını aşan yurtdışındaki Türk yatırımları, son 10 yılda yakaladığı ivme ile ekonomi gündeminde görünürlülüğü artmaktadır. Kriz döneminde dahi dünya ortalamasının üzerinde seyreden dış yatırımlar alanı Türk şirketleri için yeni bir oyun sahası olmakla birlikte her geçen gün daha da ön plana çıkmaktadır. Türk şirketlerinin özellikle MENA ve CIS bölgelerinde yoğun yatırım planları bilhassa perakende sektöründe öne çıkmaktadır.

Yurtdışı Yatırımlar konusunda çalışmalarını sürdüren tek iş dünyası kuruluşu olarak DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi bünyesinde planlanan bu etkinlik ve etkinlikte katılımcılara sunulacak yayın ile üretilen nitelikli bilgi ve deneyimlerin kamuoyu ile paylaşılması ve perakende sektörünün uluslararası oyuncularına rehberlik etmesi amaçlanmaktadır. Çalışma ve etkinlik, Konseyin ‘’Perakende ve Dağıtım Zincirleri Yatırımları Komitesi’’ tarafından EY Türkiye işirliği ile hazırlanmıştır.

10.00-10.30 Açılış Konuşmaları

                     Dr. Zeynel Abidin Erdem, DEİK Başkan Yardımcısı

                     Selim Elhadef, EY Türkiye, Şirket Ortağı, Danışmanlık Hizmetleri Lideri

 

10.30-11.00 Uluslararası Marka Olma Yolunda Örnek Modeller

                     Hasan İbrahim Toksoy, Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkan Yardımcısı

 

11.00-11.15 Kahve Arası ve «10 Başlıkta Perakendecilikte Yurtdışı Açılımı» yayın paylaşımı

 

11.15-12.15    Understanding the forces that shape International Retail

                     Kristina Rogers, Partner, Global Emerging Markets Leader, Consumer Products, Retail, EY Global

                     Burak Övünç, General Manager, Mavi Jeans

                     Haluk Dörtlüoğlu, CFO, BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.

                     Burak Elmas, VP, Godiva*

                     Moderator: Cem Seymen, CNN Türk

MIGA Yatırım Garantileri Semineri

"Emerging Market Global Players" Raporu Basın Toplantısı

 Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) , Kadir Has Üniversitesi (KHÜ), ve New York, ABD merkezli Columbia Üniversitesi, The Earth Institute’a bağlı Vale Columbia Center on Sustainable International Investment (VCC) işbirliğinde sürdürülen “Çok Uluslu Türk Şirketleri (ÇUŞ)[1]” araştırması üçüncü raporu tamamlandı. DEİK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ayhan Zeytinoğlu ve Kadir Has Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Sedat Aybar tarafından düzenlenen basın toplantısı ile tanıtılan, 2010 - 2012 yıllarını kapsayan rapor; gelişmekte olan ülke çok uluslu şirketlerinin son zamanlardaki hızlı küresel büyümelerine ilişkin yapılan uzun soluklu uluslararası çalışmanın bir parçasıdır. Rapor, finans sektörü haricinde, uluslararası doğrudan yatırımları 100 milyon Amerikan dolarını aşan 29 Türk ÇUŞ’unu saptayarak, bunları yabancı varlıklarının büyüklüğüne göre sıralamaktadır. Raporu http://www.deik.org.tr/2890/Çokuluslu_Türk_Şirketleri.html adresinden temin edebilirsiniz.

Yatırımcı ilişkilerinin ABC's

 DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi ve TÜYİD İşbirliği ile TÜYİD Eğitim Çalışma Grubu Eşbaşkanlarımız Dr. Haluk Yükler ve İrem Çalışkan Dursun tarafından sunulacak eğitimde, kamuyu aydınlatma, pay sahipleri ile ilişkiler, yatırımcı ilişkileri temel bileşenleri, yatırımcıları ilgilendiren konular, hedefler ve beklentiler, Türkiye’de yatırımcı ilişkileri profili, yatırımcı ilişkilerinde hedef kitleler, temel yatırımcı İlişkileri araçları gibi pek çok konuya değinilecektir. Kimler katılabilir? 1-2 yıl tecrübeli mali işler, finans ve yatırımcı ilişkileri profesyonelleri, finans tecrübesi olup yatırımcı ilişkilerine yönelmek isteyenler ile temel bilgilerini tazelemek isteyenler Katılım sayısı salon kapasitesi ile sınırlıdır. Katılımlarınızı en geç 24 Ocak 2014 tarihine kadar incigencer@tuyid.org adresine bildirmenizi önemle rica ederiz.Hesap bilgileri kayıtta iletilecektir Eğitim, 31 Ocak 2014 tarihinde 09.30-17.00 saatleri arasında TOBB Plaza'da gerçekleşecektir

Diğer İş Konseyleri