DEİK BAŞKANI NAİL OLPAK: “EKONOMİK BAĞIMSIZLIK, MİLLİ EGEMENLİĞİN AYRILMAZ BİR PARÇASI”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü ile ilgili yazılı bir değerlendirme yaptı.

Olpak açıklamasında şunları kaydetti:

"15 Temmuz 2016 tarihinde ülkemizin demokrasisine, milli iradesine ve anayasal düzenine yönelik gerçekleştirilen hain darbe girişiminin üzerinden on yıl geçti.

DEİK olarak, milletimizin kararlı duruşu, devletimizin kurumlarının dirayeti ve demokrasiye sahip çıkan tüm vatandaşlarımızın fedakârlıklarıyla bertaraf edilen bu menfur girişimi bir kez daha güçlü şekilde kınıyor; şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.

15 Temmuz gecesi yalnızca demokrasimiz değil, aynı zamanda ekonomik istikrarımız, üretim gücümüz ve ülkemizin geleceği de hedef alındı. Ancak milletimizin birlik ve beraberliği sayesinde Türkiye, karşı karşıya kaldığı bu büyük tehdidi aşmayı başardı; ekonomisini, kurumlarını ve uluslararası itibarını daha da güçlendirme iradesini ortaya koydu.

Aradan geçen on yılda Türk iş dünyası; üretime, ihracata, istihdama ve yatırıma kesintisiz şekilde devam ederek ülkemizin kalkınma hedeflerine katkı sundu, ekonomik bağımsızlığın milli egemenliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha gösterdi. Bu dönemde kişi başına gelirimiz yaklaşık 10.900 US dolardan yaklaşık 18.000 US dolar seviyesine çıktı. İhracatımızın küresel ticaretten aldığı pay yüzde 1,07'ye yükseldi. Ülkemiz dünya ekonomisiyle entegrasyonunu derinleştirirken, son yıllarda karşı karşıya kaldığı jeopolitik ve finansal risklere rağmen dayanıklılığını ve uyum kabiliyetini tüm dünyaya kanıtladı.

Bugün küresel ölçekte yaşanan dönüşümlerin ve jeopolitik gelişmelerin şekillendirdiği yeni dönemde, Türkiye'nin güçlü ekonomisi, dinamik özel sektörü ve girişimcilik ekosistemi en önemli avantajlarımız arasında yer alıyor. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna açıklanan; üretim, ihracat, yüksek katma değerli hizmetler ve uluslararası yatırım çekme kapasitemizi güçlendirmeyi hedefleyen, vergi teşvikleri, yatırım kolaylıkları ve finansal düzenlemeler içeren kapsamlı ekonomik reform paketi, bu avantajlarımızı daha etkin şekilde değerlendirmemize önemli katkılar sağlayacaktır.

Öte yandan, firmalarımızın geleneksel olarak rekabet ettiği fiyat, kalite ve hız unsurlarına son dönemde ‘'Güven Rekabeti'' faktörü de eklendi. Türkiye; güçlü üretim altyapısı, stratejik konumu, genç ve nitelikli iş gücü ile uluslararası yatırımcılar açısından güvenilir bir ortak ve istikrarlı bir yatırım merkezi olarak öne çıkıyor. Bu durum, ülkemize küresel rekabette önemli bir avantaj sağlıyor.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümünde, demokrasimize ve milli iradeye sahip çıkan aziz milletimizi saygıyla selamlıyor; ülkemizin hedefleri doğrultusunda daha güçlü, daha müreffeh ve daha dirençli bir Türkiye için üretmeye, yatırım yapmaya ve çalışmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

DEİK olarak, 153 İş Konseyimiz aracılığıyla dünyanın dört bir yanında yürüttüğümüz ticari diplomasi faaliyetleriyle ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunmayı ve Türkiye'nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendirmeyi, 41 yıldır olduğu gibi bundan sonra da aynı kararlılık ve heyecanla sürdüreceğiz."