ADF-DEİK İŞ BİRLİĞİNDE JEOPOLİTİK BELİRSİZLİKLER ÇAĞINDA AVRUPA'NIN REKABET GÜCÜ PANELİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Antalya Diplomasi Forumu (ADF) – DEİK iş birliğiyle düzenlenen Jeopolitik Belirsizlikler Çağında Avrupa'nın Rekabet Gücü Paneli, DEİK Başkanı Nail Olpak moderatörlüğünde, Lüksemburg Büyük Dükalığı Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı, Kalkınma İşbirliği ve İnsani İşler Bakanı Xavier Bettel, Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi, İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir, İrlanda Avrupa İşleri ve Savunmadan Sorumlu Devlet Bakanı Thomas Byrne ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu'nun katılımlarıyla 18 Nisan 2026 tarihinde Antalya'da gerçekleştirdi.  DEİK, Antalya Diplomasi Forumu'nda birçok Devlet Başkanını, Bakan ve Büyükelçiyi standında ağırladı.

DEİK Başkanı Nail Olpak, iş dünyasının sıklıkla konuştuğu rekabetçilik konusuna değinerek, "Rekabeti; fiyat, kalite, estetik, hız, hizmet, finansman gibi birçok başlıkta ele alıyoruz. Ancak tüm bu unsurların ötesinde, bizim için en öncelikli konu her zaman öngörülebilirlik oldu ve olmaya devam ediyor. Türk iş dünyasının temsilcisi olarak ve Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday ülke statüsü çerçevesinde, bu konuların bu perspektiften de ele alınmasını özellikle önemsiyorum. Türkiye'nin AB üyeliğini 60 yıl daha müzakere etmeye ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesini de 30 yıl daha konuşmaya devam mı edeceğiz? Torunlarımıza, yalnızca kendi fırsatlarımızı değil, onların fırsatlarını da geciktirerek geleceği nasıl sınırladığımızı anlatmaya hazır mıyız? Bugünkü görüş alışverişi, ekonomilerimizin ne kadar iç içe geçtiğini ve artan küresel belirsizlik ortamında ortaklıkları korumanın ve daha da güçlendirmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya çıkarıyor. Bizim perspektifimizden bakıldığında, ileriye giden yol; karşılıklı anlayış, ortak sorumluluk ve uzun vadeli bir vizyon çerçevesinde iş birliğini derinleştirmekten geçiyor. Ancak aynı zamanda kendimizi günümüz gerçeklerine göre de güncellemek zorundayız. Türkiye ve Avrupa birlikte, ne yazık ki kısa vadede sona ermeyecek gibi görünen bu belirsizlik döneminde, daha hızlı ve daha güçlü, gerçek bir ortaklık için ellerinden gelenin en iyisini yapacaktır ve yapmalıdır. Avrupa'nın rekabet gücü, Türkiye'yi de kapsayacak şekilde ortaklıklarının gücüyle doğrudan bağlantılı olduğuna inanıyorum. Bu doğrultuda, biz Türk iş dünyası olarak, Avrupalı paydaşlarımızla yapıcı ve ileriye dönük bir anlayışla el ele çalışmayı sürdürmeye hazırız" dedi.

Bettel: "Avrupa, rekabet gücü için daha koordineli bir sanayi politikasına ihtiyaç duyuyor"

Lüksemburg Büyük Dükalığı Başbakan Yardımcısı, Dışişleri ve Dış Ticaret Bakanı, Kalkınma İşbirliği ve İnsani İşler Bakanı Xavier Bettel, Avrupa'nın rekabet gücü için daha koordineli bir sanayi politikasına ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Avrupa'nın 27 ayrı pazar yerine gerçek anlamda tek bir pazar gibi hareket etmesi gerektiğini söyledi. Enerji maliyetleri, çevresel standartlar ve sosyal politikaların rekabet üzerindeki etkisine değinen Bakan, bu değerlerden vazgeçmeden dengeli bir model kurulması gerektiğini vurgulayan Bettel, küresel düzeyde kurallara dayalı sistemin zayıfladığına dikkat çekerek, mevcut belirsizlik ortamının ekonomik öngörülebilirliği zorlaştırdığını ifade etti. Türkiye-AB ilişkilerine değinen Bettel, Türkiye'nin Avrupa ile yakın ilişkilerini sürdürmesinin önemine vurgu yaparak, Karşılıklı olarak, kazan kazan çözümleri bulunması gerektiğini söyledi.

Popşoi: "Enerji, güvenlik ve ekonomi alanlarında AB desteğiyle önemli ilerlemeler sağlandı"

Moldova Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Mihai Popşoi ise, Avrupa Birliği'nin dünyanın en başarılı ekonomik ve barış projelerinden biri olduğunu belirterek, rekabet gücünün artırılması için daha fazla entegrasyon gerektiğini söyledi. Gerçek bir tek pazarın önündeki engellerin kaldırılması halinde Avrupa ekonomisinin ciddi büyüme potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Popşoi, ticari engellerin kaldırılmasıyla Avrupa'nın GSYH'nin iki katına çıkabileceğini söyledi. Enerji, güvenlik ve ekonomi alanlarında AB desteğiyle önemli ilerlemeler sağlandığını aktaran Popsoi, Moldova'nın AB sürecinde önemli ilerlemeler kaydettiğini belirtti. Türkiye, Moldova'nın önemli ticaret ortaklarından biri olduğunu hatırlatan Popşoi, Türkiye ile ticari ilişkilerin güçlenmesinin ve iş birliğinin memnuniyetle karşılandığını söyledi.

Gunnarsdottir: Değişen küresel koşulların Avrupa ile daha güçlü entegrasyon gerekli"

İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdottir, Avrupa Birliği'nin sadece ekonomik değil, aynı zamanda değerler temelinde güçlü bir yapı olduğunu vurgulayarak, "İzlanda olarak, AB üyesi değiliz ama üyeliği savunuyoruz. AB bir süper güçtür ve öyle davranmalıdır. Rekabet sadece ekonomi değildir; demokrasi ve insan hakları gibi değerler de önemlidir" dedi. Rekabet gücünün demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi değerlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gunnarsdottir, İzlanda'nın AB üyelik sürecine ilişkin tartışmalarına değinerek, değişen küresel koşulların Avrupa ile daha güçlü entegrasyonunun gerekli olduğunu söyledi.

Byrne: "Türkiye ve komşularımızla harika ilişkilerde olmak istiyoruz"

İrlanda Avrupa İşleri ve Savunmadan Sorumlu Devlet Bakanı Thomas Byrne, Avrupa Birliği'nin temelinde barış projesi olduğunu hatırlatarak, ekonomik büyüme ile sosyal ve çevresel hedefler arasında denge kurulması gerektiğini söyledi. Tek pazarın güçlendirilmesi ve bürokrasinin azaltılması yönünde çalışmaların sürdüğünü belirten Byrne, yeşil ve dijital dönüşüm ekonomik yapıyı değiştirdiğini söyledi. Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine açık olduklarını ifade eden Byrne, Türkiye ve komşularıyla harika ilişkilerde olmak istediklerini söyledi.

Tuzcu: "Türkiye, AB'nin stratejik özerklik ve sanayi dönüşüm hedeflerine ulaşabilmesi için sadece bir ortak değil, sürecin ayrılmaz bir parçası"

T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu ise, "Biz bir Avrupa ülkesiyiz. Biz dostlarımızın bunu kabul etmesini bekliyoruz. Türkiye'nin bir savunma sistemi var. Sanayi rekabetçiliğinde Türkiye çok büyük katkı yapacak" dedi. AB'nin rekabet gücünü artırmak için yeni bir sanayi dönüşüm sürecinden geçtiği ve "Rekabetçilik Pusulası" ile inovasyon açığını kapatma, karbon nötrlüğü sağlama ve stratejik bağımlılıkları azaltma hedefleri ortaya konduğu belirten Tuzcu, bu hedeflerin güçlü ekonomik büyüme olmadan gerçekleştirilemeyeceği vurguladı. AB'nin son 20 yılda düşük büyüme performansı gösterdiği, küresel ihracattaki payının azaldığını belirten Tuzcu, AB'nin yeni yaklaşımında ekonomik dayanıklılık ve stratejik özerkliğe daha fazla önem verdiğini belirtti. Uygulanan sanayi politikalarının fazla içe kapanmacı, parçalanmaya yol açan ve aşırı regülasyon üreten bir yapıya yönelme riski taşıdığını aktaran Tuzcu, Türkiye'nin Avrupa'nın enerji, sanayi, gıda ve lojistik güvenliği açısından kritik bir ortak olduğu; genç ve dinamik yapısıyla Avrupa'nın büyüme sorununa katkı sağlayabileceğini söyledi. Tuzcu, Gümrük Birliği'nin güncelliğini yitirdiği, günümüz küresel ekonomik koşullarına uyarlanması gerektiği ve hizmetler, dijital ticaret ve kamu alımları gibi alanları da kapsayacak şekilde güncellenmesinin zorunlu olduğu savunulduğunu söyledi.  Tuzcu, AB'nin stratejik özerklik ve sanayi dönüşüm hedeflerine ulaşabilmesi için Türkiye'nin sadece bir ortak değil, sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.


Sponsorlar ise, Eksim, ETİ, Glory Group, Hayat Holding, Roketsan ve Türk Altın oldu.